| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

www.katilkim.bloggum.comKitap İsmine Göre AraYazar İsmine Göre AraPolisiye Kısa FilmlerSık Kullanılanlara Eklekatilkimki@gmail.com

polisiye edebiyat siteniz

Sitemiz henüz yapım aşamasındadır. Polisiye roman tanıtımı, yazar biyografileri vb. katkılarınızı bekliyoruz. Polisiye edebiyat düşkünlerine duyurulur...

Yazılar

Kadın Genleri (Blue Genes-1996)-Bir Kate Brannigan Polisiyesi

kadın genleri Künye

Dil: Türkçe (Orjinal dili ingilizce)

Yazar: Val McDermid

Yayınevi: Oğlak Yayıncılık

Çeviren: Şen Süer Kaya

Sayfa Sayısı: 255 s.

ISBN: 9789753292214

Basım: İstanbul, Şubat 2000

 

Konu: Kötü geçen yalnızca Kate Brannigan'ın günü değil. Bütün bir haftası berbat. Sevgilisinin ölüm ilanı gazetelerde, bir sahtekarlık çetesini yakalama girişimi çıkmazda ve kapısında posterlerini yırtıp yakan sabotajcıları bulmasını isteyen bir neo punk grubu var. Bütün bunlar yetmezmiş gibi iş ortağ hisselerini ona satmak istiyor. İyi bir öneri ama ilke sahibi özel detektiflerin bu çeşit nakit paraları asla olmaz ki. Kate başını en iyi arkadaşının omuzuna dayayıp ağlayamıyor bile çünkü Alexis'in de kendine ait sorunları var; kız arkadaşı Chris hamile ve gayri kanuni bir biçimde doğurganlık tedavisi yapan doktor öldürülünce Alexis'in Kate'a daha önce hiç olmadığı kadar ihtiyacı var. Kate çok geçmeden kurtarması gerekenin yalnızca kariyeri değil aynı zamanda yaşamı da olduğunu anlıyor.

Yorumlar

"Kate Brannigan ortalıktaki en ilginç kadın detektiflerden birine dönüştü" - Marcel Berlings, The Times (Arka kapaktan alınmıştır).


Kandaki Tel (The Wire In The Blood -1997)

kandaki tel Künye

Dil: Türkçe (Orjinal dili ingilizce)

Yazar: Val McDermid

Yayınevi: Oğlak Yayıncılık

Çeviren: Şen Süer Kaya 

Sayfa Sayısı: 445 s.

ISBN: 9789753293135

Basım: İstanbul, Ağustos 2000

 

Konu: Kaybolan genç kızlar.. Herkes onların evden kaçarak büyük şehrin çarklarına kapıldıklarını düşünüyordu. Çekici tavırları altında şeytani ve hastalıklı bir zihin taşıyan katilleri de dahil, toplumun göz ardı edebileceği kayıplar iz bırakmadan yok oluyordu. Ölümleri arasında hiçbir bağlantı görünmüyordu.

Dizi cinayet katillerinin bulanık beyinlerine kimse Dr. Tony Hill gibi giremez. Yeni kurulan Suçlu Proflli Ulusal Merkezi'nin başına geçmiş olan Dr. Hill, ekibine bir ödev verir: Birçok genç kıza ait bilgilerin ışığında vakâlar arasında bir bağlantı olup olmadığını araştıracaklardır. Yalnızca tek bir kişi, Shaz Bowiman somut bir teori ortaya atar ama mantık dışı şüpheleri ekibin diğer üyeleri tarafından alaya alınır.

 

Ekibinden biri öldürülünce Tony Hill için herşey kişisel bir öç meselesine dönüşür. Daha önce çalıştığı dedektif Carol Jordan'la birlikte son derece zeki bir katile karşı psikolojik bir savaşa girişirler. Bu avcı ve avın rollerinin birbirine karıştığı, kedi ve fare oyunudur artık.

Yorumlar

"Müthiş bir psikolojik gerilim" - Cosmopolitan.

 

"Sürükleyici, zekice tasarlanmış bir polisiye" - The Times.

 

"Tadına doyum olmaz bir dizi cinayetler katili gerilimi... Bayan McDermid, okuru tedirgin edecek yeni bir yapıtla sahnede" - The Newyork Times.

 

"Dizi cinayet katilleri üzerine yazılmış polisiyelerde alışılmışın dışına çıkmayı başarıyor. McDermid okuyucuyu her zaman şaşırtmayı bilerek, sapkın suçlu zihnini anlatan yüzeysel örnekleri ve sıkça rastladığımız psikolojik klişeleri yerle bir ediyor" - San Francisco Chronicle (Arka kapaktan alınmıştır).


WILLIAM SHAKESPEARE (26 Nisan 1564-23 Nisan 1616)

william shakespeare En büyük oyun yazarlarından biri olarak değerlendirilen İngiliz şair William Shakespeare, yarattığı karakterlerde insan doğasının en değişmez özelliklerini benzersiz bir şiir diliyle yansıtması dolayısıyla, yaşadığı yüzyıldan bu yana her çağda ve her ülkede en sık sahnelenen oyunlar yazarıdır. Warwickshireda Stratford-upon-Avon'da doğan Shakespeare'in bunca ününe karşın, yaşamına ilişkin bilgiler çok azdır. 

 

Babası ticaretle uğraşan bir işadamıydı. Shakespeare büyük bir olasılıkla Stratford'daki ortaokulda öğrenim gördü. 18 yaşındayken, kendisinden yaklaşık sekiz yaş büyük olan Anne Hathaway ile evlendi ve bu evlilikten önce bir kızı, sonra biri oğlan öbürü kız ikizler dünyaya geldi. Bu sıralarda Stratford'u terk eden Shakespeare'in bundan sonra 1592'ye kadarki yaşamına ilişkin bilgi yoktur. Bu tarihte bir oyun yazarının yazdığı bir kitapçıkta Shakespeare değinilmesi, hatta onun başkalarının oyunlarını çalmakla suçlaması dolayısıyla, Shakespeare'in bu sırada bir tiyatro topluluğunda yazar ve oyuncu olarak çalıştığı bilinmektedir. Yılda ortalama iki oyun yazan Shakespeare kendi oyunlarında da küçük roller alıyordu. 1594e gelindiğinde Chamberlain Topluluğu'nun önde gelen bir oyuncusuydu. Aynı yıl oyunları yayımlanmaya başladı. Yazdığı oyunların başarısı üzerine kazancı gittikçe artan Shakespeare'in Kraliçe I. Elizabeth döneminin sonlarında varlıklı bir yaşam sürdüğü, kendi oyuncu topluluğu için 1599'da Londra'da yaptırılan Globe Tiyatrosunun hisselerinin bir bölümünü satın aldığı bilinmektedir. Londra'da birkaç yıl daha kalan Shakespeare, daha sonra Stratford'a dönerek burada yaşamaya başladı ve büyük bir olasılıkla son oyunlarını da burada yazdı. Shakespeare'in, bir bölümü soylu bir genci öven, bir bölümü de bir kadına duyduğu sevgiyi dile getiren Soneler'i son derece duyarlı ve zengin bir dille kaleme alınmış şiirlerdir. 

 

Shakespeare her biri birbirinden değişik komedi ve trajediler kaleme aldı. Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı komedisinde, bazı kendi halinde kişilerin dükü eğlendirmek için bir oyun sahnelemeye kalktıktan sonra iki lafı bir araya getirememeleri Shakespeare'in benzersiz güldürü yeteneğini ortaya koyar. Trajedilerinde ise izleyicilerin tüylerini diken diken eden bir gerilim yaratabilmiştir. Birçok başka yazar ince esprili komediler, romantik oyunlar, ürkütücü cinayet ve öç alma trajedileri, büyük öyküleri yazmakta ustaydı. Ama hiçbiri bunların tümünde birden Shakespeare kadar başarılı olamadı. 
Bu olağanüstü çeşitliliğin yanı sıra, izleyicilerin ve okuyucuların Shakespeare'in oyunlarında en çok hayranlık duydukları şeylerden biri, onun yapıtlarındaki karakterlerin "kitap karakterleri" gibi gözükmemesiydi. Tersine, bu karakterler bir oyunda değil de yaşamda karşılaşıldığında görünür görmez tanınacak kadar gerçek kişilerdir. Aslında Shakespeare'in kahramanlarından bazıları, o kahramanın yer aldığı oyunu görmeyen kişilerce bile bilinir. İriyarı, hoşsohbet, cana yakın bir adam olan, eğlenceyi ve şarabı seven Sir John Falstaff bunlardan biridir. Yazarın Henry IV adlı oyununun birinci ve ikinci bölümlerinde geçen Prens Halin arkadaşlarıdır. Shakespeare Henry V'te Falstaff'ın nasıl öldüğünü anlatan bir sahneye yer vermiş, ama Kraliçe I. Elizabeth'in bu karakteri başka bir oyunda gene görmek istemesi üzerine de Windsor'un Şen Kadınları adlı komedisinde Falstaff yeniden ortaya çıkmıştır. Shakespeare'in karakterleri arasında özellikle ünlü olanlardan biri de, tıpkı gerçek yaşamda olduğu gibi, hiçbir zaman tam olarak anlaşılamayan, her çağda yoruma açık bir kişiliği olan Danimarka Prensi Hamlet'tir. Acı çekmek ya da kendini öldürerek bu acıyı dindirmek arasında bocalayan Hamlet'in ikilemini, Shakespeare ünlü "Olmak ya da olmamak! İşte bütün sorun bu!" dizesiyle dile getirmiştir. 


Shakespeare'in Hamlet, Macbeth ve Kral Lear gibi trajedilerinde kahramanların asıl sorunu kendi kusurları ya da zayıflıklarıdır. Bunlar çoğunlukla acımasızlık, hırs, kıskançlık, bencillik gibi hoş olmayan özelliklerdir. Öte yandan Shakespeare gene de öyle canlı karakterler yaratır, onların iç dünyasını ve acılarını öylesine sevecenlikle sergiler ki, izleyiciler onlara yakınlık duyar, başlarına gelenlere üzülür. Shakespeare'in böyle canlı karakterler yaratması, oyunun öyküsü gerçek dışı bile olsa, kişilerin inandırıcı olduğu anlamına gelir. Karakterlerin şiir diliyle konuşmaları bile onların inandırıcılığını zedelemez. 

 

Kimi edebiyatçılara göre Shakespeare ilk polisiye yazarıdır. Bu nedenle Hamlet, kendisinden sonraki sayısız ünlü polis hafiyelerinin ilki sayılabilir. Hamlet, öldürülen babasının katilini ararken, günümüz polisiye romanlarına özgü akılcı bir kuşku avına çıkar.Sürekli ipuçları toplar, bunları inceler, bütünleyip katili ortaya çıkarmaya çalışır.Shakespeare, her oyununda olduğu gibi bu oyunda da gerilimi başarıyla sağlamıştır. Grafiği insanda hayranlık uyandıran inişler çıkışlar gösterir. Gerilimi yavaşlatmak, izleyiciyi sonraki şaşırtmacaya hazırlamak için Hamlet-Ofelya ilişkisini sunar. Kalite artsın diye mezarcılar sahnesini ve oyuncular bölümünü bir yerlere sıkıştırır. Bu durumda yeni bir türün temelleri atılmıştır. Edgar Allan Poe da bu anlamda ondan farklı bir yol izlemez. Öncülerin eserleri insanlarda olağanüstü bir etki yaratır. Yeni Türün adı Polisiyedir.

Komediler

Bir Yaz Gecesi Rüyası bir büyü ve yanlışlıklar komedisidir. Atina yakınlarındaki bir koruda yollarını şaşıran dört sevgili, Periler Kralı Oberon ile kavgacı hizmetkârı Puck'ın büyüsüne kapılırlar. Kentten bir grup işçi de, gözden uzak bir yerde oyunlarını prova etmek için koruya gelir. Onlar da perilere katılırlar ve ortaya bir sürü karışıklık ve komik durum çıkar. Sonunda her şey düzelirse de, en komik sahne işçilerin Dük Theseus'un düğün şöleninde oyunlarını oynadıkları sahnedir. 
On İkinci Gece de bir yanlışlıklar komedisidir. Kadın kahraman Viola'nın gemisi yabancı bir ülkenin açıklarında batar. Erkek kılığına giren ve "Cesario" adını alan Viola, ülkenin yöneticisi Dük Orsinonun hizmetine girer. Erkek kılığındayken Dük'e aşık olur. Orsino'nun aşık olduğu zengin Kontes Olivia da "Cesario"ya tutulunca durum karışır. Gene en komik sahneler, neşeli Sir Tobby Belch ve arkadaşlarının Olivia'nın kendini beğenmiş ve süslü uşağı Malvolio'yu kandırmak için oyun oynadıkları sahnedir. 


Venedik Taciri de bir komedi olmakla birlikte ciddi bölümler de içerir. Oyundaki kötü adam Yahudi tefeci Shylock'tur. Borç aldığı parayı ödeyemeyen tüccar Antonio'dan, kendi vücudundan kesilecek yarım kilogram et ister. Shylock'un açgözlülükle bıçağını bilediği gerilimli bir duruşmadan sonra Antonio kendisini savunan genç bir avukatın zekâsı sayesinde kurtulur. 

Trajediler 

Shakespeare'in tüm oyunları arasında en çok sahnelenen Romeo ile Juliet' tir. İtalya'nın Verona kentinde yaşayan birbirlerine düşman ailelerin çocukları olan Romeo ile Juliet'in, aileleri arasındaki nefret yüzünden son bulan aşkları anlatılır.

 


Hamlet'te, babası öldükten sonra annesiyle evlenen amcasının aslında babasının katili olduğunu öğrenen Danimarka Prensi Hamlet derin bir acıya kapılarak öç almaya karar verirse de, bunu bir türlü gerçekleştiremez. Oyun, yalnızca amcası Claudius'un değil, kraliçe ve Hamlet'in de öldükleri bir sahneyle biter. 
Kral Lear Shakespeare trajedilerinin en korkuncu, ama belki de en önemlisidir. Gururlu ve bencil olan yaşlı Kral Lear, sadık ve sevgili kızı Cordelia'nın kendisini ne kadar sevdiğini ablaları gibi abartmalı bir dille açıklamaması üzerine, öfkeye kapılarak onu sürgüne gönderir ve tüm servetini öbür kızları Goneril ve Regan arasında paylaştırır. Oysa iltifat dolu sözlerine karşın bu iki kardeş zalim ve haindir. Çok geçmeden Lear onların gerçek yüzlerini görür. Fırtınalı bir gecede sokağa atılan Lear, Cordelia'ya yaptığı haksızlığın acısıyla çıldırmaya başlar. Sonunda onu kurtarmak için geri dönen Cordelia da düşmanları tarafından öldürülür. Üzüntüden perişan olan kral kızının ölüsüne sarılarak son nefesini verir. 

Tarihsel Oyunlar 

Shakespeare konuların İngiliz tarihindeki olaylardan alan birkaç oyun da yazdı. Bunlardan ilki, rakiplerine ve düşmanlarına acımasız davranan kötü ruhlu ve kambur Kral III. Rıchard'ı anlatan Kral Üçüncü Rıchard'ın Tragedyası'dır. Kurbanları arasında Londra Kulesi'nde öldürülen iki genç prens de vardır. Yaşamını yitirdiği Bosworth Field çarpışmasından bir gece önce prenslerin ve öteki kurbanlarının hayaletleri uykusunda Richard'a görünür. 
Tarihsel oyunlarından bazıları bir dizi oluşturur: The Tragedy of King Richard II, Henry Ivün iki bölümü ile Henry V. The Tragedy of Richard I'ı da güçsüz kral tahtından vazgeçerek tacını IV. Henry adını alan Henry Bolingbroke'a bırakır. Öbür iki oyunda, yeni kralın yönetimi sırasında sorunlar ve ayaklanmalar baş gösterir; bu sırada kralın öz oğlu Prens Hal avare ve savurgan bir yaşam sürer. Ama babasının ölümüyle tahta geçerek V. Henry adını alan Prens Halin döneminde düzen yeniden kurulur. V. Henry'nin orduları Fransa'da büyük zafer kazanır. Henry'nin Fransız prensesiyle evlenmesi her iki ülkeye de barış getirir. 

 


Shakespeare'in, konularını Eski Yunan ve Roma tarihinden alan oyunlarından en ünlüsü ise Julius Caesar'dır. Bu oyunda dürüst ve erdemli bir kişiliği olan Brutus, Jül Sezar'ın kendisini Roma imparatoru ilan etmesini önlemek amacıyla, arkadaşlarıyla birlik olup çok sevdiği Jül Sezar'ı özgürlük adına öldürür. Ama bunun cumhuriyetin yok olmasını önleyememesi üzerine de kendi canına kıyar. 

"Mutlu Son"la Biten Oyunlar 

Shakespeare yaşamının sonlarına doğru kötülük ve acıyı içerdikleri için tam olarak birer komedi sayılmayan, ama ölümle değil de bağışlama ve mutlu sonla bittikleri için trajedi de sayılmayan birkaç oyun yazdı. Bu oyunlardan biri olan Kış Masalı'nda, Leontes adlı bir kral hiçbir neden yokken karısı Hermione'yi kıskanır, karısıyla tüm ilişkisini keser ve bebek yaşındaki Perdita adlı kızının yabani hayvanlara yem olsun diye ıssız bir yere bırakılmasını emreder. Perditayı bir çoban kurtarır ve büyütür. Sonunda kız, babasına geri döner. Kralın uzun yıllar boyunca pişmanlıkla andığı ve öldü diye yas tuttuğu Hermione de geri döner, böylece sonunda geçmişin hataları bağışlanır. 

 


Fırtına'da ise olay, düklüğü elinden alınan Prospero'nun yönetimindeki bir adada geçer. Büyü gücüne sahip Prospero, hava perisi Ariel'i ve yarı insan yarı canavar Caliban'ı yönetmektedir. Yıllar önce hileyle düklüğü ele geçiren Prospero'nun kardeşi Antonio, adanın yakınında bir deniz kazası geçirir. Prospero büyü gücüyle kendisine haksızlık edenleri cezalandırır. Ama daha sonra onları bağışlar ve kızı Miranda'nın Antonio'nun oğlu Prens Ferdinand ile evlenmesine izin verir. Oyun Prospero'nun büyülü değneğini kırması, büyü kitabını denize atması ve tüm grubun düşmanlıkları geride bırakıp büyüyle onarılmış gemiyle İtalya'ya yelken açmasıyla sona erer.

 

Kaynak: tr.wikipedia.org, 100 Filmde Gerilim/Polisiye(T.Kakınç).


Hamlet

hamlet

Künye

Oyunun Adı: Hamlet

Yazan: William Shakespeare

Çeviren: Sabahattin Eyuboğlu

 

Konu: Babasının ölümünü ve bundan çok kısa bir süre sonra annesinin amcasıyla evlenmesini kabullenemeyen Hamlet bunalıma girer. Bu arada babasının hayaletinin kale surlarında görülmesiyle ortada doğru olmayan birşeyler olduğunu fark eden baş kahraman, babasının katilini bulana kadar rahat etmeyecektir. Bu arada Hamlet yanlışlıkla da olsa sevgilisi Ophelia'nın babasını öldürür. Bunun üzerine Ophelia bunalıma girer ve intihar eder.

 

Amcasının aslında babasının katili olduğunu öğrenen Danimarka Prensi Hamlet derin bir acıya kapılarak öç almaya karar verirse de, bunu bir türlü gerçekleştiremez. Oyun, yalnızca amcası Claudius'un değil, kraliçe ve Hamlet'in de öldükleri bir sahneyle biter. Hamlet "Sonrası sessizlik..." diyerek ölür.

 

Kimi edebiyatçılara göre Shakespeare ilk polisiye yazarıdır. Bu nedenle Hamlet, kendisinden sonraki sayısız ünlü polis hafiyelerinin ilki sayılabilir. Hamlet, öldürülen babasının katilini ararken, günümüz polisiye romanlarına özgü akılcı bir kuşku avına çıkar.Sürekli ipuçları toplar, bunları inceler, bütünleyip katili ortaya çıkarmaya çalışır.Shakespeare, her oyununda olduğu gibi bu oyunda da gerilimi başarıyla sağlamıştır. Grafiği insanda hayranlık uyandıran inişler çıkışlar gösterir. Gerilimi yavaşlatmak, izleyiciyi sonraki şaşırtmacaya hazırlamak için Hamlet-Ofelya ilişkisini sunar. Kalite artsın diye mezarcılar sahnesini ve oyuncular bölümünü bir yerlere sıkıştırır. Bu durumda yeni bir türün temelleri atılmıştır. Edgar Allan Poe da bu anlamda ondan farklı bir yol izlemez. Öncülerin eserleri insanlarda olağanüstü bir etki yaratır. Yeni Türün adı Polisiyedir.



http://katilkim.bloggum.com